Gözlerin Delal,
Kaderlerinin ve kederlerinin bedbahtlığından,
Binyılların unutulmuşluklarından,
Ve yalnızlıklarından,
Kimsesizliklerinden ve korkularından
Dağlara sığınmış köylerimizin
Kapkara gecelerinden mi çaldı karasını?
Gülüşün Delal,
Diyarbekir’in Bıçkın, Hoyrat, Sevdalı
Kırık Hançer yaralı
Kekolarından mı emanet kaldı sana?
Hele beni öldürmeye yeminli
Öyle karşımda durup bakışın?
Yapma, diyordum Delal
Etme bu Nazı.
Sonra,
Gözlerinin içine bakarak söylemeye korktuğum
Bir türkü oluyordun dilimde:
“Delal’é lé Besé Delalé
Té Ez küştim Li Bejn u Balé”
Ve artık,
Sebeb-i Katli Fermanım oluyordun.
Benliğim, SEN’sizliğim
Yalnızlığım, Utangaçlığım, Saklankaçlığım oluyordun.
Ve Zap gibi
Hırçın, Deli, Asi oluyordun Delal.
“BEN” diyordun:
“Buralara, bu Zamana ait değilim!”
Ve beni bırakıp, gidiyordun…
Eski zaman Dengbejlerinden kalma,
Sözleri hiç yazılmamış
Bir türkü olup sana sesleniyordum:
“Delal’é lé bébexté
Wé gavé ez ne girti buma
Desté min ne girédaye buna
Ezé bihatama konaxa baveté
Miné bigota delal ya mine
Delala dilé miné.
Delal’é lé bébaxté
Xayiné, evindaré tu zani wé gavé ez girti me
Wan çavén reş li min negré.
Negré , wezé bimrim.”
Gitme diyordum Delal,
Gidersen ölürüm.
Ama, gidiyordun…kalan Ben, giden Sen oluyordun hep.
Adı Yasak Sevdam oluyordun Delal.
Sen Yar oluyordun, ben yaralanıyordum.
Yaralarıma bastığım,
Sevda Eşkiyalarının herdém zulalarında bulunan
Bir tutam kaçak tütün oluyordun.
Zemheri kışımda Delal,
Işkın kadar ekşimsi, Çağla kadar acımtırak
Ve gözlerin kadar ıslak bir Bahara özlemim oluyordun.
Sonra,
İplik-iplik bir yağmur oluyordun.
Islatıyordun beni.
Islandıkça yaşlanıyordum.
Yaşlandıkça büyüyordum…
Rüzgâr oluyordun sonra Delal,
Dağlardan, dağlara esip
Berfinleri selamlıyordun.
Çoban ateşlerini harlayıp,
Kavallarına nefes oluyordun.
Mısra-mısra bir türkü olup,
Dizelere düşüyordun.
“Bıharé,Barané
Hém mıjé hem dumané
Delal’a min Berivan’é
Bés, ji miré hem Yar’é hem Neyar’é.”
Artık çocukluk düşlerimde
Nergis kokulu bir Berivan oluyordun.
Sıcak tandır ekmeği kokusundaki Annem oluyordun Delal
Ağlıyordun…
Beyaz Nar taneleri gözyaşlarını toplayıp,
Kendime tespih yapıyordum.
Çektikçe tanelerini Sevdadan çekiyordum.
Apak göğüslerinden emiyordum yaşamı
Büyütüp beni dağlara savuruyordun Delal,
Z(amansız) vuruluyordum.
Ve son nefesimde dudaklarımdan dökülen türkü oluyordun:
“Delal’é lé Besé Delal’é
Té ez küştim li Bejn u Balé.”
