Baran Batun
2003 yılındaydı... Televizyonun başında oturmuş kanallara tek tek bakarak zaman geçiriyordum ekran başında ve birden Asım Yıldrırım' ın haber programının sonunda sunduğu Bir Yudum Hikaye bölümüne denk gelmiştim ki ilk defa görüyordum bunu. Haber programının sonunda izleyenlere hikaye anlatmak garip gelmişti ve kulak kabarttım. Aım Yıldırım, Sezen Aksu' nun Belalım şarkısının enstrumantel müziği eşiliğinde sunmaya başladı hikayesini. Hikayenin adı Bir Gecede Yşlanmak' tı. Kanalaı değiştireyim mi değiştirmeyeyim mi diye düşüne durayım hikaye çoktan başlamıştı anlatılmaya ve ilerledikçe daha da büyük bir odaklanmış bir halle dinlemeye başladım bu hikayeyi... Sonraları bir çok kez bu beğendiğim enfes hikayeyi programlarda dinleyenlere sundum. Peki, nasıl bir hikaye miydı? Buyrun, bu hikayeyi paylaşıyorum sizlerle.

Türklere Anadolu'nun kapılarını açıldığı yer olan Malazgirt, Romen Diyojen komutasındaki 200 bin kişilik Bizans ordusu ile Sultan Alparslan komutasındaki 50 bin kişilik Selçuklu ordusu arasında geçen büyük bir meydan savaşına tanıklık etmiştir. Alparslan'ın 'Eğer 20 bin Kürt süvarisi olmasaydı ben bu savaşı kazanamazdım' sözü bu topraklarda kardeşliğe ve sadakata verilen önemi en iyi şekilde açıklamaktadır. Aynı kardeşlik ve sadakat Kurtuluş Savaşı'nda da gösterilmiştir. Mustafa Kemal'in omuz omuza çarpışan bu iki kardeş halka müteşekkir olduğu bir çok konuşmasıyla tarihe kaydedilmiştir.
Grup Patika - Dendare
ez torê na zerya xo yakêri
bê torê decanê xo vacêri
xelê waxt teyna nalee zeryam
ustına çe mê rıjiyê bêto
dendarê tiyo ez torê mıneto
meymana xızıria to ospara
hewnêm dê fetelina
gula tu boa gula usariya
serêm dê çerexina
ez torê ni baxcê xo rakêri
bê torê klama xo vacêri
esqê ni dem u dewran tiya
roştiyam tiya tariyê dina dê
dendarê tiyo ez torê mıneto
meymana xızıria to ospara
hewnêm dê fetelina
gula tu boa gula usariya
serêm dê çerexina
Mutlaka Okuyun...

Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer.
Adam ne yapacağını d...üşünürken, ha...yv...an saatlerce anırır.En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zatenkapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine kararverir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek neolduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.Birkaç
koma mazluman gula sere çiya
gula welatêmın bu,nura cihanan bu
ser hıldana gelli me kurda bu
ew amêdan bu,ew serhêdan bu
tu ne mıriy ka were evindaramın(2 kez)
gula serê çiya,berxa serê çiya
ka were de wer evindara mın
hesreta gella,dermane dılla
ka were de wer evindara mın
Agırê newrozan bu,gula buharan bu
kulilika lı ser çiyayê welatemın bu
ew delalamın bu jiyanam bu
tu ne mıriy ka were evindaramın(2 kez)
gula sere çiya berxa sere çiya
ka were de wer evindara mın
hasreta gella dermane dılla
ka were de wer evindara mın

Derda li min zêde dikî
Birîna dilê min ve dikî
Emrê mayî talan dikî
Tu gul î ez bilbilê te me
Tu Zîn î ez Mem ê te me
Heta sa(l)x bim li dunya yê
Tu ya min î ez yê te me
Min go ez aşiq ê te me
Hayrana wan çavên te me
Yar ez ji ber evîn a te
Dilê min bi kul û xem e
Tu gul î ez bilbilê te me
Tu Zîn î ez Mem ê te me
Heta sa(l)x bim li dunya yê
Tu ya min î ez yê te me
Pirr dixwazim tu ya min bî
Şahiya vî dil ê min bî
Her û (ber) her bi min (re) bijî
Hevala jiyan a min bî
Tu gul î ez bilbilê te me
Tu Zîn î ez Mem ê te me
Heta sa(l)x bim li dunya yê
Tu ya min î ez yê te me
Lê lê sebrê min got xwezila bibûma teyrek lê ê
Li ezman bilind firyam sebrê
Lê lê sebrê min got
Per û bakên min rebana xwedê şikestine nefiriyam
Ay lê sebrê sebra dila dil rezîl e bê te nabe
Ay lê sebrê sebradila te hêlîna xwe li kûr veda
Lê lê sebrê min got xwezila bibûma teyrek lê ê
Li ezman bilind firyam sebrê
Lê lê serbrê min got ne şev şeve e,ne roj roj e
Ez xew nakim ji derdê bira
Ax birîn kûr e derba xedar
Ay lê sebrê sebra dila te hêlîna xwe li kûr veda
Gotin û muzîk : Rojda AYKOÇ
Denge li paş : Rojda / Zelal Gökçe
Mehmet Atli - Negri
Kurdî (Kürtce):
cenga por bibin bibin
bibin ser gorên dil kushtibin
bibin bin konên shîn girtibin
negrî cav deryayê negrî
mijankê te ji kil dibin
negrî por roavayê negrî
negrî û neke limin limin
hijê bike rê û bimeshe
xwe li ciya bigre û bimeshe
emrê te hê cend û sheshe
negrî neke limin limin
negrî bikene li dû min
beshishînê bike rû min
shehîdê dilê te ez bim
nekenîne bime dujmin
Tirkî (Türkce):
bir avuc sac götürün götürün
götürün öldürülen kalbin mezarina
götürün tutulan yasin cadirina
aglama deniz gözlüm aglama
kirpiklerin sürmelerinden olur
aglama saclari gün batimi aglama
aglama ve deme bana bana
yolunu yap ve yürü
kendini daglara tut ve yürü
ömrün daha kac ve altidir ki
aglama deme bana bana
aglama gül ardimdan
gülümse yüzüme
gönlünün shehidi ben olayim
bizi güldürme düshmana
Gule delale-hozan dino
xelıya res ne veje gulıyen sor
evına mın bıbe lı ser cıyayekı dur
bılla sewı nemıne lı nav dılen kor
gule gule,gule,gule delale
her kes bı yara xwe, ez bı tene
her kes bı hevıyen xwe, ez mam tene
tu guleke kovı, dura destay ı
kedı nabe naye, lı ser cıyay ı
straneke benav ı, lı ser levayı
roje lı xwenerojkan, seve lı xewna yı
gule gule? Gule, gule delale
herkes bı yare xwe, ez mam bı tene
her kes bı hevıyen xwe ez mam tene
Grup TEMPO - Tempo
Tempo tempo tempo da
Rindo rindo rindi me
bigrin dest e xwe tempoda
Ji kaniye kaniya
gole tevla kaniya
serhildan ji mera hat
Li pe dayi tempo'da
TEMPO TEMPO TEMPO
TEMPO TEMPO TEMPO
Li govende Albistan
Li ser reke Kurdistan
Tempo tempo tempo
Biji serik Apo...
Grup TEMPO - Ser sale
Hatin lexitin kale
kalo kalo kali me
Kal nakat çi hale
Tempo tempo lexina
sar i dujmin xiskina
Kal raywa la dur reke
i be kese i teke
kal i dalali rinde
dujmin ni dure keke
Tempo tempo lexina
sari dujmin xiskina
Koma Mizgin -Tew Zerê
Wî dilo yo yo yo yo
Jorda hatî refik qazo
Tew zerê wez mêvanê teme
Hêvrî girtî gaz bi gazo
Wî dilo yo yo yo yo
Ez çıbikim dewet bê sazo
Tew zerê wez mêvanê teme
Jorda hatî refik cuko
Hêvrî girtî sûk bi sûko
Ez çibikim dewet bê bûko
Tew zerê wez mêvanê teme
turan şengül li xwe baş binere
Min kir ne kir cênebu jiyan devjêberda cu
Dilemin ji bo te helya bu evin devjêberda cu
Ka were bamin roniyamin deste xwe direj min ke
Ka were bamin tariyamin wextemin nema lezke
Ezê birevim herem evindarim
Car aliye destan heval heviyaminin
Ezê birevim herim evindarim
Tu xwe bas binere hevalamin / delalamin
Gava herim jêvi warê ez naxwazim tu bêgiri
Gava herim jêvi warê cavê te ser welat bi
Ka wera bamin roniyamin deste xwe direj min ke
Ka wera bamin tariyamin wextemin nema lezke
Turan Sengül.....
---------TÜRKÇESİ----------
Ne yapsam ne etsem olmadı
Yaşam beni bıraktı gitti
Gönlüm senin için yanıyordu
Aşk beni bıraktı gitti
Hele gel yanıma aydınlığım
Ellerini uzat bana
Hele gel yanıma karanlığım
Vaktim kalmadı acele et
Kaçıp gideceğim sevdalıyım
Dört yanda arkadaşlar beni bekliyor
Kacıp gideceğim sevdalıyım
Kendine iyi bak güzelim
Bu yerlerden gittiğimde
Ağlamanı istemiyorum
Bu yerlerden gittiğimde
Gözün ülkede olsun
Diyarbakır’daki bir gösteride sırtından vurulan üniversite öğrencisi Erdem’in mezar taşına Kürtçe ‘Şehidin ruhuna el fatiha’ yazdıran aileye soruşturma açıldı

Diyarbakır’da 6 Aralık 2009 tarihinde düzenlenen bir gösteride açılan ateşle ölen Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğrencisi Aydın Erdem’in ailesi, oğullarının mezarına Kürtçe ‘Şehidin ruhuna el fatiha” yazdırdıkları için soruşturmalık oldu.
Oğlumu sevmem suçmuş
Mardin’in Ömerli İlçesi Cumhuriyet Başsavcılığı, 23 yaşında hayatını kaybeden Aydın Erdem’in ailesi hakkında “Suç ve suçluyu övmek” iddiasıyla soruşturma başlattı. Savcılık soruşturmaya gerekçe olarak Erdem’in mezar taşına Kürtçe “Fatiheyekeli sergiyene şehid”, yani “Şehidin ruhuna el fatiha” yazısını gösterdi. Ömerli’ye bağlı Çınaraltı Köyü’ndeki mezarında yatan oğlunun ve kendilerinin böyle bir yaklaşımı hak etmediğini belirten baba Mahmut Erdem, Taraf ’a şunları söyledi: “Oğlum dağda veya çatışmada yaşamını yitirmedi. Elinde defteri, kalemi, kitabı olan ve şehitlik mertebesini hak etmiş bir üniversite öğrencisiydi. Yaşam hakkı gasp edildi. Faillerinin bulunması gerekirken, hakkımızda soruşturma açılması hukuk dışılıktır. Şehitlik mertebesi dini bir tanımdır. Oğlum kendi eceli dışında yaşamını yitirmiştir. Oğlumu sevmem ve övmem neden suç oluyor, anlayamadım. İstanbul’da İETT otobüsüne düzenlenen molotofkokteylli saldırıda yaşamını yitiren ve öğrenci olan 16 yaşındaki Serap Eser isimli kızımız nasıl şehit olarak kabul ediliyorsa benim oğlum da şehit olarak kabul edilmeli bana göre. Oğlum da onun gibi bir öğrenciydi. Benim gönlümde oğlum şehittir.”
Önce öldürenleri bulsunlar
Anne Meles Erdem de bu soruşturmayla bir kez daha yıkıldığını belirtiyor. Aydın’ın çok başarılı bir öğrenci olduğunu, hiçbir olayın içinde olmadığını savunan Meles Erdem, şöyle konuştu: “Biz her gün oğlumu öldürenlerin bulunması haberini bekliyorduk ama bize soruşturma haberi geldi. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Oğlumun ölümüne neden olanlar bulunsun ardından benim hakkımda istedikleri soruşturmayı açsınlar. İsterlerse hapse atsınlar.” İHD Mardin Şube Başkanı Avukat Erdal Kuzu da, soruşturmaya tepki göstererek, “Bu soruşturma özgürlük ifadesine tahammülsüzlüğe ve hak ihlaline çok çarpıcı bir örnektir” dedi.
Sırtından vurulmuştu
Diyarbakır’da 6 Aralık tarihinde DTP’nin yapmak istediği yürüyüş için aralarında milletvekilleri ve belediye başkanlarının da olduğu binlerce kişi toplandı. Polisin yürüyüşe izin vermemesi sonucu yaşanan gerginlik, taşlı sopalı çatışmaya dönüştü. Bu sırada açılan ateşle Dicle Üniversitesi öğrencisi Aydın Erdem, sırtından vurularak yaşamını yitirdi.
Kaynak:Taraf Gazetesi

İ. Ö. 1300 yıllarında Med ve Pers aşiretleri Asya’nın kuzeydoğusundan İran’a gelmeye başlamışlardır. Bunlardan Med aşiretleri İran’ın batısındaki Urmiye gölü çevresine yerleşmişlerdir. Med’ler Urmiye gölü çevresinden batıya, Botan bölgesine doğru yayılmışlardır. (Botan, Habur’u ve Siirt’i içine alan ve Dicle nehri boyunca uzanan coğrafyanın adı. Dicle’nin ana kollarından olan Çatak çayının diğer adı da Botan çayıdır.)
Medler, Hint- Avrupai dil gurubu içinde Hint- İrani bir dil konuşmaktaydılar. Minorski’ye göre, Kürt veya Kırmanç sözcüğü (konfederatif) Med devletinin temel taşları olan Kyrti (Kyrtioi) ve Mard (Mardoi) aşiretlerinin adlarının birleşik söylenmelerinden türemiştir.
Ayrıca Medler, 42 harften oluşan bir alfabeyi kullanmışlar.
Med’ler devlet kurma süreçlerini İ. Ö. 800’lü yıllarda başlatmışlardır. Sözkonusu süreç, kuzeyin savaşçı süvarileri İskitler’le akraba Kimmerler’in istilaları (İ. Ö. 647- 615) ile kesintiye uğramıştır. İlk hükümdarları olan Kyaksares’in (Kyaxares) önderliğinde özgürlüklerine kavuşan Med’ler, İ. Ö. 612 yılında Güney Mezopotaya’daki intikamcı Kaldeliler’le (Asurlular’ın yıktığı Babil’in mirascıları) birleşerek, şimdiki Musul’un 100 km kadar doğusuna, Dicle kıyısına kurulmuş olan -Asur İmparatorluğu’nun başkenti- Nineve’yi üç aylık bir kuşatmanın ardından yakıp yerlebir etmişlerdir. Böylece Dicle’nin Kuzeyi ve doğusunda Med devleti doğarken, güneyi ve batısında Babil’in ikinci dönemi veya Kalde devleti başlamıştır. Van yöresi aşiretlerinin İ. Ö. 800’l&uum
Med devleti yerleşik ve göçer aşiretler arasında kurulmuş gevşek bir konfederatif birlikten oluşmuştur. Günümüz Hamadan’ının bulunduğu yere kurulmuş olan Ekbatana, Med devletinin başkenti olmuştur. Med sözcüğü, kuzeybatı İran’daki Mahabat kentinin adı içinde varlığını sürdürmektedir. Başka bir ifadeyle, Mahabat adı Med’den gelmektedir.
Med devleti daha yüz yaşını doldurmadan, yönetimindeki parçalanma ve güneyli Pers aşiretlerinin ayaklanması sonucu yıkılmıştır. Tarihin babası Herodotos’a göre, Kyros II’nin önderliğinde ayaklanan Pers aşiretlerine son Med hükümdarı Astyages’in ordularının komutanı Harpagos’da katılmıştır. Böylece Med devleti İ. Ö. 549’da yıkılmış ve yerine son Med hükümdarı Astyages’in kızı Mandane’den olma Kyros II’nin önderliğindeki Pers devleti kurulmuştur.
Doxe bigirin ü rakin, bila dangoh binali
Him dano, him xwarino, him jiyano
Kese nekin be imano, kese bikin jin ü jiyano
Hey ne li mal e ne li mal e, lawik hate peş mal e
Ber bira te behal e, ji kerba keçike dinale
Xweda ava bike ve male, keçike bike li bermali
Dane me ye, pel kuteye
Ew xwedana, eniya me ye
Axa naxwe, xatün naxwe
Ev ji keda, deste me ye
Lawno rabin dan ledan in, tev le bidin nan ü dan in
Zar ü zeçen me birçi bü, li payiz ü zivistan in
Spas ji xwudaye xwe bikin, daye me ev nan ü dan e
Bila emre me wiha neçe be azadi be iman e
Ogit Sözleri
Nê la lao, ne lao, lacê mıno delalo
Şin meverde warê mı
Nê çê çênê, khê çênê, çena mına delale
Çhik meverde zerria mı
Zora zora zora, zora
Ma vetime yi herdanê xora
Zora zora surgın kerdime
Ta suka Qonya
Bêjüan heni lal o kherr bime
Bêkes bêwayır bêciran bime
Bê sır o bêsıtar teyna mendime
Se vındime
Vera tiji mıneta sodıri
Keremeta kıla adıri
Xusayısê Çhemi Munzuri
Ayme xo viri
Cirananê nıkay de haştime
Ra o rêçha xo vindi nêkeyme
Na herdê bımbareki sero Şit ra nato eştime
Türkçesi : NASİHAT
Be oğul, benim güzel oğlum
Şivan (ateş) düşürme ocağıma
Be kızım, benim güzel kızım
Kor düşürme yüreğime
Zorla, zorla, zorla, zor ile
Kopardılar toprağımızdan
Zorla gönderdiler sürgüne
Ta Konya iline
Sağır, dilsiz
Komşusuz, kimsesiz, bîçare
Nasıl kalabilirdik
Güneşe karşı sabah duasını
Ateşin kutsallığını
Yaban hayatı
Unutmadık asla
İzlerimizi kaybettirmeden
Tüm insanlıkla barış içinde
Bu kutsal topraklarda Şit’den beri varız

Kaldırımlar I
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn-cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta,
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum...
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.
Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin,
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler...
Tak tak ayaksesimi aç köpekler işitsin.
Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim!
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
Örtün üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya.
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi.
Jahr
Te bihar anî te gul anî
Te bax anî bîstan anî
Te şekir anî şerbet anî
Lê te bi ser de jahr jî danî
Te şekir anî şerbet anî
Lê te bi ser de jahr jî danî
Te kêf ani seyran anî
Te dilovanî û şadi anî
Ez tî bûm te av anî
Le te li ber de xwe jî danî
Ez ti bum te av anî
Le te li ber de Xwe ji danî
Ez xapiyam ez xapiyam
Mezin nebum ez zarok mam
Ax ax ax, ax ez bum xax
Le kesi carek nego wax
ARASAZ
Te bi desteki da bi destekî stand
Ez ji kêfan nebûm sazbend
Tu bizanibi tu bizanibi
Çiroka me negihiþt dawi
(Dîsgotin)
Çavê min ronî
Dîsa bihar hat
Dîsa jana min
Her tişt tenêbûna min
Tîne bîra min ay ay ay..
Niha tu li cem min bûyayî
Hema li nêzikê min bûyayî
Ewqas min ne diêşandin
Ev baranana
Çavê min ronî dibû
Tu nişkave bihatayî
Der û dor heşin dibû
Tu ji mi'r bikeniyayî
Çavê min ronî dibû
Dilê te qayil nedibû
Te min wiha bidîta
Li ku biyayî tu dihatî
Te halê min bizanibiyayî
Dîsa bihar hat ay ay ay...
Türkçesi
Zehir
Bahar ve gül
Bağ ve bostan
Şeker ve şerbet getirdin
Ama içinde zehir de vardı…
Keyif ve neşe
Şefkat ve mutluluk getirdin
Susamıştım su verdin
Ama içinde tuz da vardı…
Aldandım ben aldandım
Büyüyemedim çocuk kaldım
Ah ah ah, ah rezil rüsva oldum da
Bir vah diyen olmadı…
Bir elinle verdiğini ötekiyle aldın
Ben keyfimden ozan olmadım
Bilesin ki hikâyemiz sona ermedi…

